Your browser does not support JavaScript! Paradoks Hayatlar ve Sahte Kahramanlar ~~ Burtay.Org
    Follow @burtay  
  +31-653-420-829

Paradoks Hayatlar ve Sahte Kahramanlar

   

Oluşturma Tarihi : 02.08.2018 09:34:44
Son Güncelleme   : 02.08.2018 10:37:46


3 yanlışın 1 doğruyu götürdüğü yer sınavlar iken tek yanlışta defterden silineceğimiz yer ise hayatın kendisi. Sebeb o ki, acımasız sıfatını alır hayat başına, hayatın acımasızlığını sever insan da. Güzel demişti zamanında bir dost, "insan kendince tanımlar sevmeyi, tanımladığı gibi de sever" diye.

Bütün yanlışları düzeltebileceğine rağmen insan düşünmek istemez yapılacak 1 doğrunun taşıdığı potansiyeli. Potansiyel taşıyan her unsur, her bir aksiyon ve eylem harcanmak için mevcuttur hayatta. Hayat ise acımasız...

Paradoksun en güzel tanımıdır insanlık tarafından hayata yüklenilen anlam. Severiz acımasız olanı. Her birimizin bir rolu ve hikayesi vardır bir diğerinin hayatında. Rolümüz kalıcı ise bir diğerinin hayatında hikayemiz acımasız olmaktır.

Her biri bir paradoks hayatımızdakilerin, alkol, sigara, sahip olduğumuz meslek hatta hayatımızdaki kadınlar dahi. "Hatunun arızası makbuldur" sözünden de anlaşılacağı üzere hayata yüklediğimiz anlam aslında varoluş amacımıza aykırı. Paradoksları mı seviyoruz yoksa?

Hangisidir bilinmez ama ya paradoksları severiz hayatı zorlaştırmak için, yada zor hayatı severiz paradosklar ile çıkmaza sürüklenmek için.Herşey aslında matematik ile alakalı. Görmek ve bakmak arasında ki fark, Felsefe'nin matematiği doğurduğu o an işte...

Velhasılıkelam, zorlaştırmayınız kolaylaştırınız...

Geçen hafta bir arkadaşım aşağıdaki blog linkini attı şuna baksana diye. Genel tasarım, işleyiş ve anlatım tarzı çakma bir burtay. Hani örnek alınacak bir adam mıyım? Bence değilim.

http://ahmeth4n.org/


Sonra bir kaç dakikamı ayırıp inceledim, arkadaşta potansiyel var lakin beni seviyor olsa gerek ki yürüdüğü yolda ben gibi yürüyor. Kendisine işkence ediyor. Oysa ben hiçim sense bundan fazlasısın. Fark ettim ki blog sahibi twitter üzerinden DM'leştiğim bir kardeşimiz, kendisi ile de kısaca konuştum zaten.

Bu yazıyı burda noktalayalım. Bir sonraki blog yazımı sizin seçmenizi istiyorum. Ne üzerine yazacağıma siz karar verin. Hadi dokundurun bana.